Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılı: Hayal Edenler Kazanacak.

yapay zeka ai insan 1 Ali İmran ERSEVEN

İnsanlık tarihine geniş bir zaman penceresinden baktığımızda, teknolojik gelişmelerin ne kadar kısa sürede ne kadar büyük sıçramalar yaptığını daha net görebiliyoruz.

Homo sapiens türünün evrimsel olarak yaklaşık 200.000 ila 300.000 yıl önce ortaya çıktığı kabul ediliyor.

Bu devasa zaman diliminde, elektriğin keşfi ve kondansatörün icadı gibi temel teknolojik adımlar yalnızca son birkaç yüzyılda gerçekleşti.

Elektriğin bilimsel temelleri, Antik Yunan’da MÖ 600’lerde Thales’in kehribarla yaptığı statik elektrik gözlemleriyle atıldı. Ancak modern anlamda elektrik, 18. yüzyılda deneysel olarak kontrol altına alınmaya başlandı.

Kondansatörün icadı ise 1745 yılında Hollandalı fizikçi Pieter van Musschenbroek tarafından gerçekleştirildi. Leyden şişesi adı verilen bu ilk kondansatör, elektrik yükünü depolama fikrinin doğuşuydu.

Yani insanlık, 300.000 yıl boyunca elektriği keşfedememişken, son 300 yılda elektriği üretmeyi, depolamayı ve iletmeyi başardı.

Bu, teknolojik sıçramaların ne kadar hızlandığını gösteren çarpıcı bir örnek.

Mr. Spike gibi eski bir bilim kurgu filminde, karakterin telefon benzeri bir cihazla görüntülü görüşme yapması, o dönem için “akıl almaz” bir sahneydi.

Bilgisayarların bile yaygın olmadığı bir çağda bu sahne, izleyiciler için adeta bir hayal gücü patlamasıydı.

Ancak bu hayal, 1970’lerde sinemada gösterildikten sonra 2000’li yılların başında Skype gibi uygulamalarla gerçeğe dönüştü.

Yani hayal edilen teknoloji 50 yıl bile geçmeden hayatımıza girdi.

Yine bir başka filmde, yapay zeka ile yaratılmış bir kız karakterin hologram teknolojisiyle sahneye çıkıp konser vermesi, binlerce kişinin bu dijital sanatçının konserine akın etmesiyle sonuçlanıyordu.

Bu sahne, dijital şöhretin ve yapay zekanın müzikle birleştiği bir ütopyayı resmediyordu.

Bu hayal, 2000’li yılların başında sinemada gösterildikten sonra 2020’li yıllarda, özellikle 2025 itibarıyla, Japonya’da Hatsune Miku gibi dijital sanatçılarla gerçeğe dönüştü.

Yapay zeka artık şarkı yazıyor, sahneye çıkıyor ve binlerce kişiye konser veriyor.

Eskiden bir teknolojinin hayal edilip gerçeğe dönüşmesi yüzyıllar alırken, artık bu süre on yıllara, hatta yıllara kadar düştü.

Bu da bize şunu gösteriyor: Hayal et, gerçekleştir dönemi başladı.

Teknolojik bariyerler her geçen gün azalıyor ve hayal kurabilenler bu yeni çağın kazananları olacak.

Tam da bu noktada, Türkiye’nin ve Türk gençliğinin ayırt edici bir özelliği devreye giriyor: Hayal etme yeteneği.

Bu yetenek, tarihsel olarak da kendini göstermiştir.

Cumhuriyet fikri, birçok Avrupa ülkesinden önce Atatürk tarafından hayal edildi ve hayata geçirildi.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı, yine birçok Avrupa ülkesinden önce Türkiye’de tanındı.

Yani biz, hayal eden bir millet olduk. Hayal ettik, gerçekleştirdik.

Şimdi Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken, yine hayallerimizle güzel yerlere ulaşacağız.

Teknoloji artık hayal gücünün hızına yetişebiliyor. Bilim kurgu sahneleri, birkaç yıl içinde gerçek oluyor.

Bu çağda, hayal kurabilen, vizyon geliştirebilen ve cesaretle adım atabilen bireyler öne çıkacak.

Türkiye’nin gençleri, bu potansiyele sahip. Yeter ki hayal etmeye devam edelim.

Selametle.